Passechendaele (Üçüncü Ypres) Muharebesi-31 Temmuz-10 Kasım 1917

Paylaşmak önemsemektir!

Passechendaele (Üçüncü Ypres) Muharebesi-31 Temmuz-10 Kasım 1917
Passechendaele (Üçüncü Ypres) Muharebesi-31 Temmuz-10 Kasım 1917
Passchendaele (3. Ypres) Muharebesi-31 Temmuz-10 Kasım 1917
Birinci Dünya Savaşının zayiat açısından en mühim muharebelerinden biri olmasına rağmen hiçbir kesin sonucun alınamadığı sıradan Batı Cephesi savaşlarından biridir. Batı Cephesinde meydana gelen siper savaşlarında genellikle çok nadir ilerlemeler oluyordu. Muharebeler can sıkıcı siperlerde ve dar alanlarda gerçekleşiyordu. Genellikle taarruz eden taraf Almanlardı. Ama Almanların stratejik planları yoktu ya da belirsizdi. İtilaf Devletlerinin taarruzları ise Almanları geri püskürtmek üzerineydi. Passchendaele Muharebesi bir itilaf taarruzuydu. 1917’nin baharında Almanlar uluslararası sularda itilaf ticari gemilerini batırarak sınırsız bir denizaltı savaşı başlattılar. Bu saldırılar ABD’nin savaşa girmesine zemin hazırlamasına rağmen Britanya’ya giden savaş malzemelerinin, erzak ve diğer ürünlerin rotası üzerinde büyük bir tehditti. Britanya donanmasının önde gelen isimleri Britanya hükümetini Belçika kıyısındaki Alman işgalindeki limanlardan Almanları taciz etmeye zorladı. Zira bu limanlar Alman denizaltılarıyla doluydu.
Britanya ordusunun Avrupa’daki komutanı General Haig Belçika’daki Alman cephe hatlarını dağıttıkları zaman bu limanları Almanlardan kurtarabileceklerine dair fikir geliştirdi. Bu sırada Batı Cephesindeki geniş çaplı Fransız taarruzunun başarısız olmasından dolayı Fransız ordusu içinde isyan eden askerler vardı ve çoğu asker savaşmaya isteksizdi. General Haig Belçika’da başlatılacak bir Britanya taarruzunun Almanları Fransa Cephesinden uzaklaştıracağını ve Fransızlara yeniden organize olma fırsatını vereceğini düşündü. General Haig Belçika’nın Flanders bölgesindeki itilaf cephe hattındaki Ypres çıkıntısında Almanlara karşı geniş çaplı bir taarruz planladı. Haig’e göre Ypres çıkıntısına bakan plato ele geçirilirse itilaf devletleri adına Belçika sahillerine ulaşmak adına önemli bir atlama noktası elde edilecekti. Britanya Başbakanı Lloyd George bu plana temkinli yaklaştı. Lloyd Georgea göre düşman ile aralarında çok küçük bir güç farkı vardı. Ypres geçilse bile limanlar ele geçirilemeyebilirdi ve bu saldırı savaşı bitirecek türden bir saldırı olamazdı. Ayrıca böyle bir taarruzun fazla asker kaybına neden olacağı aşikârdı. Tüm çekincelere rağmen plan Britanya savaş kabinesinde kabul edildi. Böylece 3. Ypres Muharebesi 31 Temmuz başladı. Temmuz’un ortalarından itibaren 100 bin kişilik Kanada birlikleri Alman işgalindeki Lens’te mücadele ediyorlardı. Böylece Almanlar Ypres’e fazla asker gönderemeyecekti. Britanyalılar ise Ypres’teki bayırları 2 hafta boyunca bombaladılar. Savaş alanı ağaçtan yoksun düzlük ve bayırlık alandı. Ypres’te meydana gelen daha önceki iki muharebede drenaj sistemi zarar görmüştü ve bu alanlar yağmur sularıyla buluşunca bataklığa dönüşmüştü. Patlayan bombalar ve artan şiddetli yağmurlar savaş alanını daha da beter hale dönüştürüyordu. Bir insanın boğulabileceği derinlikte sularla dolu kraterlerle ve önceki çarpışmalardan kalan cesetlerle dolu bir savaş meydanı.
Britanya birlikleri düzinelerce tank ve Fransız kuvvetleriyle destekleniyordu. Savaş 31 Temmuz’da Britanya saldırısıyla başladı ve sonraki ay her iki taraftan taarruzlarla devam etti. Bomboş bir alanda patlayan bombalar ve etrafa saçılan şarapnel parçaları ve yaylım ateşi altında bir muharebe… Birkaç kazanıma rağmen Britanya’nın en iyi taarruz birliklerinden 70 bin asker ölmüş ya da yaralanmıştı. İlerlemenin çok nadiren olduğu bu muharebede Eylül’ün başlarına gelindiğinde General Haig saldırıyı durdurması yönünde siyasi baskı altındaydı. Haig bu baskılara direndi ve Eylül’de yıpranmış Britanya ordusuna taze kan misali Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri de katıldı. Bazı başarılara rağmen sonuç genellikler aynıydı: Britanya taarruz ediyor ama akabinde Alman karşı taarruzuyla geri çekiliyordu. Askeri zayiatın artmasına rağmen Haig muharebeye devam etmekte kararlıydı. Ekim ayında Kanadalılar Britanya birliklerine katıldı. Haig Kanada birliklerinin komutanı Currie’ye emrindeki 4 tümeni Belçika’ya getirmesini söylemişti. Haig Passchendaele köyüne saldırmak istiyordu.
Currie ise büyük stratejik bir kazanımdan yoksun böyle bir saldırının yaklaşık 16 bin Kanadalı askerin kaybına neden olacağını ileri sürerek Haig’e karşı çıktı. İtirazı reddedilen Currie emrindeki 4 tümeni Ypres çıkıntısına getirdi. Currie’nin birlikleri 2 yıl öncede Ypres’te savaşmıştı ve dediğine göre Ypres’e bu varışında savaş alanı hala gömülmemiş insan ve at cesetleriyle doluydu ve devam eden topçu ateşleri sahayı mahvetmişti. Sonraki iki hafta boyunca Currie alanın cesetlerden temizlenmesini ve orduların ve mühimmat/erzak sevkiyatı için yolların ve tramvay hatlarının yeniden inşa edilmesini emretti. Hazırlıklara rağmen saldırı hala çok tehlikeliydi ve çamurlar ve göletler büyük engeldi. Askerle ve yük hayvanları hareket etmekte zorlanıyorlardı. Araçlar çamura saplanıp kalıyordu. Bu şartlar altında birliklere ve komutanlarına 26 Ekim’e kadar hazırlanmaları için süre verildi. Sonraki iki hafta boyunca 4 Kanada tümeni Passachendaele köyünün bayırlarına dört ayrı saldırı düzenledi.
İlk iki saldırıda sadece birkaç yüz metre ilerleyebilen Kanadalılar ağır kayıplar vermişlerdi. Aralıksız devam eden yağmur ve topçu ateşi askerler adına tam bir kâbustu. Ayrıca yoğun çamur cephe hattının ortadan kaybolmasına neden olmuştu. Yoğun kıvamlı çamur tüfekleri de bozmuştu. En kötüsü bu şartlar altında askerler uyumaya geçtiklerinde çamurun askerleri içine çekme durumu vardı. Askerler yaralanan arkadaşlarını sedyelerde götürmek için büyük mücadele veriyorlardı. Bu savaşta belki de çamurun tek faydası yere düşen bombaların şiddetini azalmasıydı.
6 Kasım’da Kanadalılar Passachendaele üzerindeki üçünü saldırılarını yaptılar. Bu defa Kanadalılar çökmüş Alman savunması karşısında Passachendaele’yi almayı başardılar. Kanadalılar 10 Kasım Ypres çıkıntısının doğusundaki tepelik alanlar almak için yeni bir saldırı başlattılar. Bu saldırı muharebenin son günüydü. 4 bin Kanadalı ölmüş; 12 bin Kanadalı ise yaralanmıştı. Passachendaele Muharebesindeki toplam zayiat ise Britanyalılar adına 70 bini ölü olmak üzere 275 bindi. Almanlar ise ölü-yaralı toplam 220 bin zayiat vermişlerdi. Sonuç ise belirsizdi ve bu muharebede İtilaf Devletlerince kazanılan tüm alanlar 1918’deki Alman karşı taarruzuyla kaybedilecekti.