Dolar Neden Bu Kadar Yükseliyor?

Paylaşmak önemsemektir!



Dolar Neden Bu Kadar Yükseliyor?
Dolar Neden Bu Kadar Yükseliyor?

Okumakta olduğunuz yazıda hiç bir şekilde siyasi bir propaganda yapılmamıştır.

Döviz yani EURO, DOLAR bildiğiniz üzere başını aldı gitti. Gitmeye de devam edecek gibi görünüyor.

Tüm bunların sebebi belli. Psikolojik Savaş yani Soğuk Savaş.

Amerikanın en iyi yaptığı yapabildiği savaştır. Yöntemdir bu.

Amerika bu savaşı Rusya’ya karşı daha önce iki kez kazandı. Diğer ülkelere karşıda kazanacağı kesin gözüyle bakılıyor.

Fakat bizim hiç mi suçumuz yok be gençler? Aslında asıl büyük sorun bizde. Ne yazık ki üreten bir ülke değiliz aksine tüketen bir ülkeyiz.

Ne yazık ki günümüzde ülkemiz sadece inşaata yatırım yapıyor ve sanayiden uzak duruyor.

Bende bu konuda şunu söylüyorum ” işe yaramadığı sürece k*mıza mı sokucaz o binaları ” aslında bir sıkıntımız var hala batı blogunda yer alıyoruz.

Anlamadılar hala herifler bizi resmen parmaklıyor. Yani demem o ki asıl geçmemiz gereken yere yani doğu bloguna geçmeliyiz. Hatta bilmeyenler için söyleyeyim şöyle bir birleşim var adı “BRİKS”!

Yani Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın iş birliği örgütü.

Duruma bakınca Briks ülkeleri kendi ortak para birimini oluşturmak için harekete geçmiş görünüyorlar.




Ya da daha farklı bir yapılanmaya gidecekler. Sadece kendi aralarında kendi para birimini kullanmak gibi eğer bu gerçekleşirse dolar ve Briks’in para birimi Dünya ticaretini ikiye bölebilir.

Türkiye dediğim gibi çok affedersiniz bizi p*maklayan ülkelerden ayrılıp batı blogundan ayrılıp asıl olması gereken doğu blogunda yer alması lazımdır.

Şimdi bir bakıyorsunuz dolar uçuyor, aldı başını gidiyor. Peki neden yükseliyor bu kadar?

En önemli sebeplerinden biri şu halkımız dolara yatırım yapıyor yani bahsedilen yastık altında ki o dolarlar ortaya çıkacağı yerde daha çok yastık altına giriyor. Bu sebeple ülkede ki dolar azalıyor. Olaylar böyle olurken tabi ki ülkeye dolar girmiyor çünkü yeteri kadar ihracat yapamadığımız için dolar kazanamıyoruz fakat dediğim gibi üreten değil tüketen bir toplum olduğumuz için dışarıdan her şeyi ithal ediyoruz bu yüzden aldığımız ürünlerde dolara ve euroya ihtiyaç duyuyoruz.

Bir para birimi düşünün 1,5 TL’den 6,8 TL seviyesine gelsin.

Yıllar içinde bunu kademeli olarak artırdılar.

Türkiye’ye karşı psikolojik savaş yürütüyorlar ve bunu açık açık gizlemeden yapıyorlar. Yani bu açıkça savaş ilan etmekten başka bir şey değildir.

Türkiye ise tüm bunlara karşı temkinli yaklaşıyor.

“Ulan Amerika kendine gel sen kiminle uğraştığını bilmiyorsun” diyen bazı insanlar elinde ki doları yakıyor.

Ulan bu yaptığınızla doların değerini düşürmüyorsunuz aksine değerini artırıyorsunuz.

Adam boşuna demiyor elinizde ki dolarları TL’ye çevirin.

Amerika kendisine çok güveniyor. Bu güvenin kaynağı ise AB ülkeleri.




Peki AB ülkeleri Amerikayı ne kadar savunuyor? Ona ne kadar saygı duyuyor?

İngiltere her zaman ki gibi ben etliye sütlüye karışmam işime bakarım havasında.

Fransa ise İran’la ticaret yaptığı için ABD’nin bu keyfi yaptırımlarından dolayı sıkılmış durumda. Sonuçta ticaretleri bozuluyor.

Almanya ise uzun bir süredir ABD’den gizliden gizliye bir tokat yiyor fakat bunu belli etmiyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ABD Almanya’da savaş açmış durumda ama bunu gören Almanya sesini çıkarmadığı için ABD Almanların dersini aldığını düşünüyor.

Fakat Almanya bu durumdan sıkılmış çıkış yolu aramakta.

Çin, Rusya, Hindistan, Güney Afrika gibi ülkeleri saymıyorum bile.

Brezilya ise bu durumda Türkiye ile aynı zararları görüyor. Onlara da psikolojik soğuk savaş uygulanıyor.

İran konusu. ABD’den en çok yarayı alan ülke konumunda.



Peki ABD neden yapıyor bunları?

Önceden rahatça idare edebildikleri en güçlüsü oldukları bir Dünya vardı. NATO yoluyla bilemediğimiz karışık kuruşuk devletler arası anlaşmalar sayesinde ajanlarını Dünya’nın her yerine yolluyorlardı ve istedikleri ülkede iç karışıklıklar çıkarabiliyorlardı.

Şimdi ise rahat hareket edemiyorlar. Artık o çocuk gibi tokatladığı ülkeler büyüdü genç oldu.

Buna müsade etmiyorlar, etmeyeceklerde.

Kendi bağımsızlıklarını düşünüyorlarsa bunu yapmak zorundalar.

Suriye’de ki iç karışıklık bunun en büyük örneği. Ortada büyük bir plan var BOP yani Büyük Ortadoğu Planı tabi biz buna Büyük İsrail Planı da diyebiliriz.

ABD yılda 173 milyar doları sadece CIA bütçesine ayırır. Bu parayı CIA ne yapar hiç bilinmez ama görüldüğü üzer tahmin etmek o kadar da zor olmamalı.



Dediğim gibi bu psikolojik savaştan bir kaç çıkış yolu var bana göre;

1. Batı Blogundan medet ummamalı. Olmamız gereken yere yani Doğu Blogunda yer almalıyız. Tabi bunu yaparken de Batı Bloguna tamamen de arkamımızı dönmemeliyiz. Buna oyalama taktiği deniyor.

2. Mutlaka bilime, sanayiye, teknolojiye ve eğitime parasal olarak yatırım yapmalıyız. Üreten bir ülke haline gelmezsek bu dolarla daha çok oynayacaklar gibi görünüyor.

En önemlisi üretimde yerlileşmeliyiz. Yerli üretime önem vermeliyiz.

Dışa bağımlı olduğumuzda durum ortada.