1954 Dünya Kupası Finali (4 Temmuz 1954)

Paylaşmak önemsemektir!

1954 Dünya Kupası Finali (4 Temmuz 1954)
1954 Dünya Kupası Finali (4 Temmuz 1954)
1954 Dünya Kupası Finali (4 Temmuz 1954)
2003’te filmi de yapılan ve Bern Mucizesi ile sona eren 1954 Dünya Kupası’nın hikayesi hüzün ve mutluluğu bir arada barındırır. Bir Avrupa ülkesi 2. Dünya Savaşından sonra ilk defa bir Dünya Kupasına ev sahipliği yapacaktı. Ki bu hak da savaşa girmemiş İsviçre’ye verildi. Bundan önceki 4 turnuvayı ikişer kere Uruguay ve İtalya kazanmıştı. 1942 ve 1946 turnuvaları ise savaştan dolayı düzenlenmedi. Avrupa’da düzenlenecek savaş sonrası bu ilk turnuva herkeste bir heyecana neden oldu. İmkanı olan maçlara giderken olmayan ise radyodan maçları takip ediyordu. Turnuvanın mutlak favorisi efsane Macar Milli Takımıydı.
Mayıs 1950’den bu yana yenilmeyen ve 1952 Olimpiyat Oyunlarında Yugoslavya’yı 2-0 yenerek kupanın sahibi olan Macar takımı bu süreçte oynadığı 28 resmi maçta 24 galibiyet 4 beraberlik aldı. 140 gol atarken kalesinde 33 gol gördü. Macar takımının efsaneliği bu 4 yıllık seriye indirgenemez tabiki. 1949’da takımın başına geçen Gusztav Sebes futbolun klasik dizilişinde devrim yaparak yıldızlarla dolu Macar takımına total futbolun ilk örneğini oynattı. Kudretli Macarlar olarak anılmaya başlanan Macar takımı Dünya Kupasında B. Almanya, G. Kore ve Türkiye’nin olduğu gruba düştü.
O zamanın kuralına göre gruptaki takımlar kurayla belirlenen iki maç yapıyorlardı. Türkiye de şanslı ki bu Macar takımıyla o zaman eşleşmedi. Zira iki yıl önceki Olimpiyat Oyunlarında Macarlara 7-1 yenilmişti. Ki bu Macar takımı 1950-1957 arasında oynadığı 73 resmi maçta gol atmayı başararak bir rekor kıracaktı. Macar takımını daha popüler hala getiren olay ise 1953’ün Kasım’ında Wembley Stadı’nda gerçekleşti. Futbolun tanrısı biziz diye övünen İngilizler bu oyunu en iyi biz oynarız diyorlardı. Hatta Macar efsanesi Ferenc Puskas ile hafif göbeğinden dolayı şişko diye dalga geçtikleri gazetelerin manşetlerine bile yansımıştı.
Ama birçoklarına göre yüzyılın maçı olarak kabul edilen bu maçta total futbol oynayan Macar takımı geleneksel çizgideki İngiltere’yi Puskas’ın 2 gol attığı maçta 6-3 yenmeyi başardı. Rövanştaki 7-1’lik Macar galibiyeti bile bu maçın önüne geçemedi. Çünkü Macarlar Wembley’de İngilizleri yenen ilk takım oldu. 1950 Dünya Kupasına gitmeye hak kazanan fakat maddi sıkıntılar yüzünden Brezilya’daki turnuvaya gitmekten vazgeçen Türkiye grupta G. Kore’yi 7-0 yenerken B. Almanya’ya 4-1 yenildi. Macarlar B. Almanya’yı 8-3 yenerken G. Kore’yi 9-0 ile geçti. Averaj sistemi olmadığı ve galibiyetin iki puan ettiği bu turnuvada B. Almanya tekrar maçında Türkiye’yi 7-2 yenerek çeyrek finale yükseldi. Çeyrek Finalde Yugoslavya’yı 2-0 geçen B. Almanya Yarı Finalde de Avusturya’yı 6-1 yenerek finale yükseldi. Macaristan ise Çeyrek ve Yarı Finalde sırasıyla 1950 Dünya Kupasının finalistleri Brezilya ve Uruguay’ı sırasıyla 4-2 yenerek finale yükseldi. Bu arada gruptaki maçta Alman futbolcular Puskas’ı kasten sakatlayarak avantaj sağlamayı umdular. Neyse ki Puskas finale yetişebilmişti. 4 Temmuz’da oynanan finalde mutlak favori Macaristan’dı.
Öyle de oluyor gibiydi. 6. ve 8. dakikalarda Puskas ve Czibor’ın golleriyle Macarlar 2-0 öne geçti. Herkes gruptaki 8-3’lük skor gibi bir netice beklerken Almanlar 10. dk’da Morlock ve 18. dk’da Helmuth Rahn’ın golleriyle eşitliği sağladı. Almanlar büyük kaptan Fritz Walter’in önderliğinde maça ortak olabildi. 84. dk’da Almanlar Helmuth Rahn ile öne geçerken herkes acaba sorusunu sormaya başladı. Sadece 2 dakika sonra sahneye Puskas çıktı ve durumu eşitledi. Derken hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. Bu golün ofsayt olmadığı sonradan anlaşılsa da artık kupa Almanlarındı. Almanlar 2. Dünya Savaşından sonra kendilerine gelişin bir sembolü olan bu zaferle futbol dünyasına damga vurmaya devam edecekti. Öte yandan Macar futbolu ise 2 yıl daha üst seviyede futbol oynadıktan sonra alt seviye bir takım haline dönüşecekti. Macar futboluna darbeyi vuran olay ise 1956’da Sovyetlerin Macaristan’a askeri müdahalede bulunmasıydı.
Ordu milli takıma el koyunca çoğu futbolcu ülkeyi terk etti. İki yıl boyunca futbol oynayamayan Puskas göbeğinden dolayı Milan, Juventus, Barcelona ve İnter gibi takımlardan geri çevrilirken Real Madrid’in ona kucak açmasıyla Arjantinli efsane Di Stefano ile birlikte Avrupa’yı fethedecekti. Ama 1954 Dünya Kupasının hikâyesi burada bitmeyecekti. Almanların finalde 2. Dünya Savaşında yine Almanlar tarafından askerleri diri tutmak için verilen Pervitin adlı bir uyarıcı madde kullandıkları iddia edildi. Fakat maç öncesi ve sonrası için herhangi bir doping testi yapılmamıştı. Ama gerçek 2006’da Puskas ölünce o gün sahada olup da hala hayatta olan birkaç onurlu Alman futbolcunun o gün doping kullandıklarını aksi takdirde bu Macar takımıyla başa çıkamayacaklarını itiraf etmesiyle gün yüzüne çıktı. Ama bu itiraf kişinin vicdanını rahatlatmaktan öteye geçemeyecekti.