Sanal Kumar Bağımlılığı

Bu yazımızın konusu sanal bağımlılık ve sanal kumar bağımlılığı.

Öncelikle bağımlılığın genel bir tanımından bahsedersek. Bağımlılık halk arasında irade eksikliği, kişilik zafiyeti, başka ahlaki zayıflık gibi sorunlarla adlandırılıyor.

Aslında biz artık günümüzde yapılan çalışmalarla diyoruz ki bağımlılık kronik bir beyin hastalığı, beyinde ki bazı biyolojik maddelerin artması, biyolojik sistemlerin değişmesi sonucu beyinin içinde ödül ceza merkezi dediğimiz merkezin bozulması sonucunda ortaya çıkan bir hastalık ve bu hastalık biyolojik hastalık olmakla birlikte düzenli kontrolleri de devam ettiği taktirde tedavisi olan bir hastalık aslında.



Peki bağımlı kişilerde beyinde ki kişilerde bir bozukluk olarak, bir hastalık olarak bağımlı nitelendirdiniz, bir kişilik bozukluğu olarak değil.

Peki bağımlılığın bir takım ortak belirtileri var mı? O kadar çok çeşitli bağımlı var ki ama ne tür belirtilerde bir kişi bağımlı olabiliyor.

Bağımlılık dediğim gibi beyinin ödül ceza merkezinin bozulması. Şöyle ki dopamin dediğimiz bir hormon var. Bu mutluluk hormonu. Hepimiz yemek yediğimizde, sinemaya gittiğimiz de, kitap okuduğumuz da dopamin salgılıyor ve hayattan tatlı keyif ve haz alıyoruz.

Sanal Kumar Bağımlılığı
Sanal Kumar Bağımlılığı

Günün birinde bir kişi madde kullanıyor. Bu madde kullandığı zaman normal faaliyetlerden aldığı dopaminin 8-10 katı kadar fazla alıyor birden bire o maddeden.

Diyelim ki sinemaya gittiniz 70,80 birim dopamin salgıladınız. Tatlı keyif aldınız.

Uyuşturucu madde kullanımında beyinde 800,900 birim dopamin salgılanmaya başlıyor. Bu sefer beyin bu yüksek dopaminle şaşırıyor birden bire bu yüksek dopamini arzular hale geliyor. Bir süre sonra düzenli kullanımla birlikte beyin artık hiç bir faaliyetten keyif almıyor. Gezmekmiş, yatmakmış, kalkmakmış, sinemaya gitmekmiş, sadece ve sadece kişiyi tatmin eden tarafı o kullanmış olduğu maddeler oluyor. Ve bu maddeleri sürekli kullanmak istiyor. Kullanmak için sürekli zihninde ben bunu nasıl kullanırım, nasıl elde ederim, gibi düşünceler içinde oluyor. Bir süre sonra bu maddeleri kullanmazsa yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyor. Yoksunluk belirtileri ortaya çıktığı zaman kişi strese giriyor, sıkıntıya giriyor, öfke nöbeti geçiriyor, sağa sola kızıyor, eve gelmiyor, dışarılarda geziyor, bir şekilde o maddeye ulaşmak ve kullanmayı hedefliyor.

Bunun için o maddeyi kullanmak için işe gidemiyor, işlevselliği bozuluyor, karısıyla kavga ediyor, bir şekilde hayatı alt üst oluyor.

Yani baktığımız zaman bağımlılık kliniğinde sürekli madde kullanma isteği madde kullanmadığında öfkelenme madde kullanması sebebiyle de işlevsellikte ki bozulma da en temel belirtiler.

Şimdi aslında en yaygın bağımlılıklarından biri olan sigara bağımlılığını örnek gösterebiliriz.

Mesela çevremde kime sorsam ben sigara içmem, eşimde içmez ama mesela içme ya da çok içiyorsun deriz arkadaşlarımıza ama ben çok içmiyorum ki günde 4 tane içiyorum, ama bakıyoruz ki o kişi kahveyle birlikte sigara içmezse geriliyor. Mesela bir arkadaşımız var yurt dışında trenle Brüksel’den Bruge’ye gidiyorduk her trenin durduğu yerde indi üç,beş sigara yaktı tekrar bindi.

Bağımlılık öyle bir şey ki ertelenebilir, ötelenebilir. Çünkü kişi ertelediği zaman kullanacağı zamanı hayal ediyor.

Hazzı erteliyor. Açlığı nasıl erteliyoruz ya da diğer faaliyetleri nasıl erteliyoruz orada da hazzı erteliyor ve aslında erteledikçe o hazda büyüyor, beklentide artıyor. Bir sigara içmiş ya da bir paket sigara içmiş hiç bir farkı yok. Beyin çünkü yüksek dopamini istiyor o maddeden.




Aslında sigara kullananların ben bağımlı değilim dediği de çokta gerçekçi olmuyor. Bir tane bile içse aynı bin tane bile artık bağımlılık kavramından bahsetmemiz mümkün.

Artık teknoloji gelişti günümüzde yep yeni bağımlılıklar doğdu.

Eskiden alkol bağımlılığını, uyuşturucu bağımlılığını konuşurduk. çok fazla bağımlılık yoktu.

Şimdi günümüzde yeni ne tür bağımlılıklar var?

Artık teknolojinin gelişmesiyle birlikte psikiyatrik hastalıklarda gelişiyor tabii ki.

Bağımlılıklar önceden davranışsal bağımlılıklar, dürtü kontrol bozuklukları altındaydı bağımlılık altında değildi.

Günümüzde artık cep telefonu ile başlayan artık davranışsal bağımlılıklar silsilesi artık internet, internette oyun bağımlılığı, kumar bağımlılığı, sanal, online bağımlılık, online sanal kumar gibi bir çok davranışla birlikte artık karşımıza çıkar hale geldi.

Özellikle geçtiğimiz üç yıl önce bütün Dünya’da kumar oynama bozukluğunun aslında bağımlılık olduğu ortaya konuldu. Daha önce biz bunu kişinin davranışlarını kontrol edememesi olarak adlandırıyorduk ama üç yıl önce dedik ki kumar oynama bir bağımlılıktır.

Kumar oynama nasıl bir hastalık ne oluyor beyinde, yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında şu gösterilmiş.

Uyuşturucu madde kullanan bir kişinin beyni ile kumar oynayan bir kişinin beyninde aynı değişiklikler oluyor.

Ortaya koyduğumuz zaman beyinde özellikle ödül ceza merkezinde bağazı alanlar küçülüyor, bağazı alanlar aşırı aktif oluyor, kişi uyuşturucu madde kullanmak yerine sürekli gidip kumar oynamak istiyor.

Kişi o uyuşturucu maddeyi aramak yerine ben nerde kumar oynarım, nerde oynarımın peşinde gitmeye başlıyor.

Özellikle sanal bahis ya da sanal kumar dediğimiz bir kumarın alt tipi gittikçe çok riskli hale gelmeye başladı aslında.



Sanal kumar bağımlılığı giderek artıyor.

Sanal kumar bağımlılığı ne zaman başlar? Neler gözlemliyorsunuz bu kişilerin davranış modellerinde yukarıda ki yazımızda genel bağımlılığı anlattık.

Sanal bağımlılık ya da Sanal kumar bağımlılığı ya da çevrim içi bağımlılık dediğimiz zaman aslında kişilerin yerinden kalkmadan hiç bir çaba sarf etmeden internette bir tuşa basarak oynadıkları kumardan bahsediyoruz.

Kumar dediğimiz zaman ne devreye giriyor? Kumar dediğimiz zaman sürekli kazanma düşüncesi ya da kaybettiklerini kazanmak düşüncesi ile sürekli risk almak, sürekli kaybettiğinden daha fazlasını kazanmak için daha fazla yatırımlar yapmak, daha riskli oyunlar oynamak ve bir şekilde bu davranışları sürdürmek.

Online ya da sanal bağımlılık dediğimiz zaman devreye ne giriyor, sürekli internette olmak hali, internette olduğu zaman kişi yerinden kalkmadan tek tuşla bir dakika sonra ki oynanacak maçın ya da bir dakika sonra oynayacağı hangi kumarı oynuyorsa o oyunun cevabını anında alıyor. Ve şöyle bir risk alıyor aslında. Genelde orta yaşlı erkeklerde çok sık oluyordu eskiden ama günümüzde artık giderek yaşın geriye çekildiğini biliyoruz.

Ergenlikten itibaren başlıyor. Neden çünkü bir kumar ya da şans oyunu dediğimiz zaman haftalarda bekleniyordu önceden. Günlerce bekleniyordu. Ama şimdi 5 dakika sonra oynamadığımız oyunun karşılığını alıyor o kişi ve o cevabı ne kadar çabuk alırsa kişi o kadar çok bağımlı oluyor.

Peki bu sanal kumar bağımlılığın ne gibi tehlikeleri vardır, neleri getiriyor beraberinde.

Yukarıda bağımlılık kriterlerini yazdığımız yazıyla sanal bağımlılık kriterleri aynı aslında. Kişi sürekli kumar oynamak için çaba sarf etmesi. Oyununuzun engellendiği zaman öfke nöbetlerinin geçirilmesi.

Yakınları bunu fark ettiği zaman yakınlarından kaçmak için onların anlamaması için yalan söylemeye başlar. Çünkü bir şekilde onların anlamaması lazım. ne oynadığını, ne yaptığını, ne yatırdığını, ne kadar para kazandığını, ve en büyük riskte şurada başlıyor. Bütün kaybettiklerini kazanacağı dürtüsüdür. Ve elinde ne var ne yoksa hepsini yatırır onlarıda kaybedince artık yalan söylemeye başlar. Karşımıza yasa dışı faaliyetlerle gelenler oluyor. Yasal değil biliyorsunuz sanal içi kumar. Yasal olmadığı için sorunlar yaşanabiliyor. Aile bireylerinden gizli saklı işler yapıyor, telefonlarını gizli saklı yerlerde konuşmalarını yapıyor. Ve bir şekilde artık kontrol edilemez bir davranış profili ortaya çıkıyor.

Doktora giden kişiler kumarı aslında bağımlılık olarak görmüyor. Hasta yakınları da göremiyor. Doktora artık son çare olarak gidiyorlar iş işten geçmiş. Borçlar birikmiş, hacizler gelmiş. Bir süre sonra bütün işlevsellik bozulmuş doktora o zaman gidiyorlar.

Sanal kumar bağımlılığı tedavisi dediğimiz zaman öncelikle aileyi ve hastayı bilgilendirme ile başlıyoruz. Bilgilendirdik gerekli incelemeleri yaptık. İncelemeler sonunda da ilaç tedavisi. İlaç tedavisine de ne için başlıyoruz, kişinin oynamayacağı sırada yoksunluğa düşmemesi için ya da o duyguyu bastırmak için ilaçlar kullanıyoruz.

Bununla birlikte terapi dediğimiz, psiko terabi, konuşma terapisinde kişi için tetikleyiciler neler, ne zaman hatırlıyor, hatırlarsa neler oluyor o davranışı gerçekleştirmekte zorlanıyor mu, zorlanmıyor mu onlara bakıyoruz. O anlarda destek olmaya çalışıyoruz. Üçüncü aşamada da ailenin bilgilendirilmesi. Kişinin ve bütün aile bireylerinin farkındalığının sağlanmasıdır.


sirinbilgi