Bilgi Nedir? İnsan bilgisinin sınırı var mıdır?

Bilgi Nedir? İnsan bilgisinin sınırı var mıdır?
Bilgi Nedir? İnsan bilgisinin sınırı var mıdır?

İnsanoğlu kendi varlığının farkına vardığı andan itibaren hem kendisinin hemde çevresini bilmeye çalışmıştır.

Bilme etkinliğinde insan özne bildiği varlıklar ise nesnedir.

Bilgide öznenin nesneye yönelmesi sonucu ortaya çıkan ürünün ismidir. Bilginin oraya çıkması için özne ve nesne arasında bir bağ kurulması gerekir. Bu bağlara bilgi aktı adı verilir.




Bu ağlardan ilki algılama aktıdır. Önünüzde duran telefonun rengini ve şeklini algılama aktıyla öğrenirsiniz.

Bir diğeri anlama aktıdır. Örneğin; Bir resimde boyalarla ifade edilen gerçekliği anlamanız bu ak sayesinde olur.

Sonuncusu açıklama aktıdır. Örneğin; Bir patlama olaylarının tüm nedenlerini söylemeniz açıklama aktı sayesindedir.

Hayatımız boyunca öğrenebileceğimiz tüm bilgi türlerinin beş sınıfa ayırabiliriz. Bu bilgi türlerinden ilki gündelik bilgidir. İnsanların günlük deneyimlerinden çıkardıkları bilgilerdir. Örneğin; Havanın yoğun bulutlu olmasının birazdan yağmur yağacağına dair bir delil olduğunu söylemeniz gündelik bilgi sayesindedir.

İkinci bilgi türü dinsel bilgidir. Dünyayı belirli bir inanç sistemiyle açıklamaya yarayan bilgidir. Dinsel bilgi neyin iyi, neyin kötü olduğunu nasıl yaşamanız gerektiğini hatta ve hatta nasıl evlenmeniz gerektiğini söyleyen bilgi türüdür.

Üçüncü bilgi türü en basit cihazlardan en gelişmiş cihazlara kadar geniş bir yelpazede ürün yapmamızı sağlayan teknik bilgidir. İnsanları diğer varlıklardan ayıran akıl sayesinde alet yapma bilgisidir. İnsanlık tarihinin dönüm doktası bu bilgi türünün öğrenilmesi sayesinde olmuştur. Bu bilgi sayesinde insanlar diğer canlılara nazaran hayatta kalma becerilerini çok daha fazla geliştirecek aletler yapmış ve medeniyetler kurmuştur.

Dördüncü bilgi sanat bilgisidir. Sanat bilgisi tabloda müzikte, heykelde, edebiyatta ve tiyatroda kendini gösteren bilgidir. İnsanı duygulu bir varlık yapan yegane bilgidir. Medeniyetlerin saygınlığı üretikleri sanatın zenginliğine bağlıdır.

Beşinci bilgi türü bilimsel bilgidir. Sistemli, tutarlı genel geçer ve kanıtlanabilir bir bilgi türüdür. Bilimsel bilgi türü deney ve gözleme dayanan tarafsız bilgidir. Bir medeniyet bilimsel bilgiye sahip olduğu kadar güçlüdür. Bilgi güçtür sözü bilimsel bilgi için geçerlidir.

Bilgi Nedir? İnsan bilgisinin sınırı var mıdır?
Bilgi Nedir? İnsan bilgisinin sınırı var mıdır?

8 ile 13 yüzyıl arasında Avrupa Medeniyeti Orta çağını yaşarken İslam Medeniyetinin güçlü olması bilimsel bilgiye diğer medeniyetlere göre daha fazla sahip olmasıyla açıklanabilir. Fakat İslam Medeniyetinin bilimsel ve ya Felsefi bilgiyi yitirmesiyle roller yavaş yavaş değişmiştir.

21. yüzyıla geldiğimizde maalesef orta çağ fikirleri bu topraklara egemen olmuştur. Bu coğrafya bilimsel ve felsefi bilgiye sırtını döndüğü andan itibaren trigonometrinin mucidi Urfalı Bataniyi, Matematik Dinom açılımını bulan İranlı filozof Ömer Hayyam’ı Darwin’den 1000 yıl önce yaşayan ve evrimden bahseden Basralı El-cahiz’i Sosyolojinin öncülerinden ve mukaddime yazarı ibni haldun unuttuk.




Sonuncu bilgi türü felsefi bilgi türüdür. Felsefi bilgi insan ve toplumu bir bütün şeklinde ele alan ve diğer bilgilerin ortaya çıkmasına vesile olan bilgilerin babasıdır.

Bir bilginin doğru olup olmadığını sınayabileceğimiz beş ölçüt vardır.

Bunlardan ilki UYGUNLUK’tur. Söylenen ile söylenilen arasında ki ilişkinin karşılaştırılmasıdır.

Örneğin; Bugün hava yağmurludur sözü doğru olarak kabul edilebilmesi için yağmurun yağması gerekmektedir.

İkinci ölçüt TUTARLILIK’tır. Düşüncelerin kendi aralarında ki tutarlılığı ölçüt olarak kabul etmektedir.

Örneğin; Su dolu bir bardağa bir kaşık daldırdığınızda kaşığın kırık gibi gözükmesine rağmen kırık olmadığını daha önce ki bilgilerimize dayanarak söyleyebiliriz.

Üçüncü ölçüt TÜMEL UZLAŞIM’dır. Çoğunluğun kabul ettiği bilgi doğru olarak kabul edilir. Bu ölçüt biriminin gelişmemiş toplumlarda yaygın olduğunu söylemek abartı olmaz.

Dördüncü ölçüt APAÇIKLIK’tır. Kendisinden asla şüphe edilmeyen ölçüt çeşididir. Ünlü filozof Dekart dediği gibi Düşünüyorum o halde varım önergesi kendisinden asla şüphe edilmeyen apaçık bilgiye götüren önergedir.

Son ölçüt FAYDA. Bu ölçüt hem doğru bilginin bir kıstası olduğu gibi hemde bazı ülkelerin siyaset felsefesi özünü oluşturur. Bu ölçütte bir bilginin doğruluğu ancak onu sağladığı fayda ile ölçülür. Fakat bu faydanın bencil bireysel fayda mı yoksa toplumsal bir faydamı olduğu açık değildir.

İnsanın kendi çevresinin ne kadarını bileceği, yani bilgisinin sınırlarının ne olduğu hep bir tartışma konusu olmuştur.

İnsan duyu organlarının gelişmişliği kadar doğayı algılar. Bazı düşünürlere göre insanoğlu hiç bir zaman tam olarak doğayı olduğu gibi algılamayacaktır.

Örneğin; İnsan gözü yaklaşık 500 megapixel’dir. Fakat doğa bizim onu algılayabileceğimiz ötesinde ayrıntılara sahip olduğu için bunu hiç bir zaman tam olarak algılayamayız.

Tarih boyunca bir çok düşünür insanın doğru bilgiye ulaşma yollarını aramıştır. Bu araştırma sonuçlarını sınıflandırdığımız zaman karşımıza ilk olarak rasyonalizm ya da diğer adıyla akılcılık akımı çıkar.

Rasyonalizm akımına göre doğru bilginin kaynağı akıldır.

Örneğin; Rasyonalist filozof olan Sokrates’e göre insan doğru bilgiye akıl ile ulaşır ve tüm bilgilerimizi doğuştan getiririz. Ona göre aslında insanın öğrendiği şey doğuştan getirdiği bilgilerin keşfedilmesidir.

Bir diğer akım olan Empirizm diğer adıyla Deneycilik akımına göre doğuştan hiç bir bilgi gelmez. Empiriz filozof olan John Lock’e göre insan zihni doğduğu zaman boş bir levha gibidir. Tüm bilgiler deneyimlerimiz sonucu ortaya çıkar ve bu levhayı doldurur. Doğru bilgiye ulaşmak kadar bu bilgiyle ne yapacağımızda bir problemdir.

Doğru bilgiye ulaşan birisi artık yanlış yapar mı? Deontoloji akımına göre bilgi insana bir yükümlülük verir. Yani doğru bilgiye sahip birisi doğru eylemler yapmak zorundadır. Ünlü düşünür Sokrates bu düşünceyi bir adım daha götürür. Ona göre doğru bilgiye ulaşan birisi artık yanlış bir eylemde bulunamaz. Buradan yola çıkarak kimse bilerek kötülük yapmaz fikrine ulaşmıştır.

Fakat Sokrates’in öğrencisinin öğrencisi olan Aristoteles’e göre doğru bilgiye ulaşan birisi yanlış bir eylemde de bulunabilir. Ona göre insan doğru ve ya yanlış karar verecek bir akla sahip olduğu gibi istediğini seçecek özgür iradeye de sahiptir.

Son olarak şunu söyleyebilir ki tarihin her döneminde bilgi güç, cehalet mutluluk getirmiştir.



sirinbilgi