Baba Olmak! İlk kez babalık duygusu

Paylaşmak önemsemektir!

Baba Olmak! İlk kez babalık duygusu
Baba Olmak! İlk kez babalık duygusu

İnsan farkında olduğu kadar yaşar. O nedenle biz yaşamı, yaşanılan yıllarla değil aynı zamanda başka bir boyut getiriyoruz. Farkında olmanızın derinliğiyle.

Bugünkü konumuz nefis, babalık duygusu farkındalığın derinliğini biraz artıralım.

Çocukların ahlak gelişiminde babanın rolü nedir?



Toplumda baba türleri var mıdır?

Ben üç tür baba görüyorum.

Bir tanesinin adı yok baba. İkincisi yüz baba. Üçüncüsü can baba.

Ve tahmin ediyorum bu üçü içerisinde Türkiye’nin kaderi belirleniyor. Neden yok baba diyorum? Adam doğal olarak diyor ki benim çocuk terbiyesinden herhangi bir sorumluluğum yoktur diyor. Baba olmak için bir faaliyet yaptık hanım hamile kaldı ve doğurdu. Helal olsun dediler erkek çocuğun oldu.

Baba olmanın sorumlulukları nelerdir?

Baba olarak çalışır, emek verir, yorulur, para kazanır eve getirir. İç işleri bakanına teslim eder. O nedenle çocuk terbiyesi mutfakta ne olup bittiği işler iç işleri bakanın işidir o. Burada çok önemli bir ihtiyaç karşılanmıyor.

İçeriden baktığın zaman bir çocuğun gözünde baba enerjisinin eksikliği. Babanın tanıklığının eksikliği çok önemli bir olay.

Evin içerisinde ve yok. Çünkü tanıklık durumuna getirmiyor öyle bir sorumluluğu yok. Şimdi burada kritik bir kavramdan bahsedeceğiz tanık kavramı.

Bunu ben son dört yıldır kullanıyorum benim için önemli bir kavram. İletişim her yerde var ama ilişki her yerde yok.

İletişimi ilişki haline döndüren insanların bir birini tanık olarak görmesiyle başlar.

Ve benim sık sık anlattığım bu öykü. Yani biri tarafından görülmek. Önem verdiğim biri tarafından görülmek. Bu önem verildiğin bir kişinin farkına varıp zaman alıp şöyle bakıp sen mi yaptın bunu ooo afferin sana demesi ruhun bir gıdası.

Çocuklarının beyninin ruhunun gelişmesinde, sağlıklı gelişmesinde bu aile içerisinde ki tanıklığın en önemli faktör olduğunu gösteriyor.

O bakımdan çocuk bir şey yaptığı zaman ben sık sık görürüm çevremde bir şey yaptığı zaman kendisi için önemli durur sağa sola bir bakar, eğer kimse görmüyorsa onların görmesi için der ki Anne bak, Baba bak,…

Şimdi durursun bakarsın. Yaptığı şey çok basit bir şeydir. Buradan buraya belki 10 santimlik bir atlama. Senin gözünde çok saçma bunun için mi ne yani ne çocuğun gözüyle görmeme. Ama çocuğun gözüyle gördüğünde dersin ki ayy canımm onun için çok önemli bir adım. Bir daha atla bakayım vayy sen bayağı büyüdün o zaman afferin.

Bu çocuğun artık gelişim kapılarını açtı. Ve çocuğun beyninde enteresan bir şekilde salgılama orkestrası başlıyor.

Sadece beyin değil kasları gelişiyor, gözler, ciltler pırıl pırıl bir gelişme başlıyor.

Tanıklık çok önemli. O zaman bu yok baba durumu ciddi bir problem.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki babanın tanıklığı özel bir tanıklık. Özel bir tanı.

Öz güven gelişmesiyle ve öz güven gelişmemesiyle ilişkilendirdiğimiz zaman bir çocuğun gelişimini babanın olmaması ciddi anlamda bir eksiklik oluyor.

Öz güven nasıl oluşur diye baktığınızda çocuk bir şey denemeye çalışıyor. Uğraşıyor deniyor uğraşıyor genellikle bırakmıyor. Ve bir adım başarmış vaziyette. Hedefe giden yolda 25 adımı var 1 tanesini başarmış durumda. Bakıyor o sırada. Eğer birisi evet oluyor diyorsa ikinci adıma daha kuvvetli başlıyor.

Eğer bir, iki, üç, dört, beşinci adımda kimse bakmıyorsa, kimsenin umurunda değilse enteresan bir şekilde çocuğunda umurunda olmamaya başlıyor. Ve böylelikle enteresan bir şekilde çocuğun öz güven kovasına neyse o akü şarj etmemeye başlıyor, olmuyor ha başarmış ha başarmamış.

Çocuk o yüzden kendisini durumlara sokuyor. Baba bunu ben koyum mi? Anne yardım edeyim mi?

Asansörün düğmesine ben basıcam kıyamet koparıyor. Bütün çocuklarda bir birine benziyor 🙂

Yaratan demiş ki; Sen yapabilirsin yap.

Ve çocuk yaptığı zaman birde bakıyor böyle yaptım diyor. Orada tanıklık varsa gelişme devam ediyor.

Bu tanıklığı da bulamazsa eksik kalıyor gelişim devam edemiyor.

Babalık konusu çok önemlidir. Tarihimiz boyunca bizim toplum babalığa çok önem vermiştir.

Onun için mesela bizde baba nusterin yeri deriz lokantaya gittiğimiz zaman, baba adam deriz, baba gibi yürüyenler vardır, baba gibi davrananlar vardır. Baba yüzü vardır.



Babalık bir roldür o rolü iyi oynamak lazım. Allah seni baba yerine koymuş onun içini doldur baba ol.

Toplumsal bir beklentiler vardır. Baba ne yapar? çocuğunu harçlıksız bırakmaz. Her toplumun baba tavrı farklıdır ondan dolayı Kurtar bizi baba diye bağırır o kurtuluşu baba dediği insanda bulur.

Şimdi adam diyor ki; Allah nasip etti baba oldum. Ne yapmam lazım? Zaten söylenmiştir ona.

Çocuğu uyurken öp. Baktığın zaman baba gibi bak haşin. Korksun. Sırıtma çocuğa. Sesin yumuşak değil sert olsun.

Annesi akşam babana söyleyeceğim dediği zaman çocuk titresin. Altına yapsın korkusundan. Baba böyle olur, biz böyle büyüdük.

Böylelikle bu baba tanıklık yapar. Yok değil vardır. Neye tanıklık yapar? Geleneklere, göreneklere ve yüze tanıklık yapar. Ama orada bir yalnızlık olur. Çocuğun canı yalnız kalır.

Bir çocuğun eksikliklerinin hepsinin farkına varan insanlar var ve ben gördüğüm zaman hakikaten böyle Allah’ım ne yapıyorsunuz ya dediğim anlar oluyor. Bütün hatalı yaptığı her şeyi düzeltmek için bir şey söyleyen var ve bunların bazıları çok eğitimli, kitap okuyan falan filan anne babalar. Bunu da iyilik olsun diye yapıyor çokta kitap söylüyor yani illa bağırıp çağırmasına da gerek yok. Alt alta yazıyorum mesela bu çocuk bir günün içerisinde kaç uyarı aldı diye.

Oğlum ayakkabını düzgün giy, onu böyle yap, şunu şöyle yap, bilmem ne bilmem ne bide davranışla da yapılma durumu var. Adam diyor ki; bardağını yıka bakıyor ki olmamış bir daha yıka, ya da dişlerini fırçala olmamış bir daha fırçala. Burada bir tanıklık var mı var. Ama o tanıklık eksik bir tanıklık.

Geçen bir arkadaş var bundan bahsettim. Ya biz hataları bulma konusunda müthiş becerikliyiz. Bize hep 7 farklı bul falan oyunu oynatırıldı. Biz hiç benzerlik bulma, doğru olan nedir gibi eğitim almadık.

Bu tarz ailelerden ömür boyu babasının gözüne girmeyen bir çocuk ve mutlu olmayan bir yetişme tarzı oluşur.

Birde babanın gözünden bakınca 60 yaşına geldin oğlum ama hala adam olmadın.

Aslında adam farkında olmadan çocuğunun bağımsız, girişken olmasını istiyor ama örneği yok.

Bilmiyor o nedenle müthiş bir yalnızlık var. Can yalnızlığı.

İnsanca bir durum değil bu hikayede bahsettiğimiz, bütün gün boyunca kızgın dolaşmak ona bağırmak sürekli hatalarını aramak.

Düşünsenize birisi size diyor ki; burada oturacaksın bütün gün surat asacaksın ve herkesi kendinden korkutacaksın. Kim kalacak o zaman geriye.

Değerli okuyucular sakın kimseyi yargıladığımızı zannetmeyin. Kimseye kızgın olduğumuzu sanmayın. Biz mevcut durumu değerlendirerek bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Ondan dolayı bu insanlar kötüdür demiyoruz. Bunlar akılsız insanlardır, eğitimsiz insanlardır demiyoruz. Bir çark dönüyor o çarkın varkına vardırmaya çalışıyoruz.

Şuan bilgi ortalıkta dolanıyor. Hiç bir şey olmasa bile merak edeceksin. Bu iş öğrenebilen bir iştir.


sirinbilgi

Bir cevap yazın

Sonraki Yazı

Emlak vergisine 2019 zammı

Paz May 12 , 2019
Paylaşmak önemsemektir!Facebook Paylaş0Pin Paylaş0Twitter 2019’yılı itibari ile biliyorsunuz vergi, harç ve cezalarına ciddi oranda zamlar geldi. Bunlardan bir tanesi de emlak vergisi. Emlak vergisine de tabi ki bu 2019 itibari ile artış zamlı bir şekilde göreceğiz. Emlak vergisine gelmeden önce ben bu arada çok gündemde olan konuşulan bir konu hakkında […]
Emlak vergisine 2019 zammı