2000 Yıllık Din HRİSTİYANLIK Nedir ? Neye İnanırlar ?

Paylaşmak önemsemektir!

2000 Yıllık Din HRİSTİYANLIK Nedir ? Neye İnanırlar ?
2000 Yıllık Din HRİSTİYANLIK Nedir ? Neye İnanırlar ?



Bugüne kadar Hristiyanlığı hep kendi bakış açımızla yargıladık peki onlar ne diyor? Batılı tarihçiler bunu dini nasıl anlatıyorlar?

Öğrenmek istiyorsanız yazımızı okumaya devam edin.

Hristiyanlık günümüzde 2.3 milyar inananıyla Dünya’daki en kalabalık din.

Katolik, Ortodoks, ve Protestanlık gibi ana mezheplere sahip olan bu inanç bir çok tartışmanın da odağında.

Hadi şimdi tam 2019 yıl öncesine gidelim…

Kudüs yakınlarında ki Beytlehem isminde bir kasabaya.

Kesin olmamakla beraber inanca göre İsa peygamber Beytlehem’de doğmuş Nasıra’da büyümüştür.

Annesi olan Hz.Meryem bir ahırda doğum yaptıktan sonra insanlar çok şaşırmışlardır. Çünkü Meryem evli değildi. Ve o hiç bir erkeğin kendisine dokunmadığını bu çocuğun Tanrı tarafından armağan olarak rahmine düşürüldüğünü söylemiştir.

Hristiyanlıkta, İslamda bu olaya yakın bir bakış açısına sahip. Fark ise İncile göre Meryem’in Yusuf adında bir nişanlısı vardı. Kuran’da ise bu kişiden bahsedilmez.

İslamın, Hristiyanlığın ve Tarihçilerin bir birinden ayrıldığı en önemli noktalardan biri ise şudur; Müslümanlara göre İsa peygamber bozulmuş olan Tevratı yenileyip İncil adında yeni bir kitap getirmiş ancak bu kitap insanlar tarafından değiştirilmiştir.

Hristiyanlığa göre ise İsa bir şeyler değiştirmeye değil üzerine eklemeye ve ibadetleri gösterişli ritüeller silsilesine dönüşmüş olan Yahudi halkını tekrar uyarmaya gelmiştir.

Bu durum İncil’de şöyle anlatılır; Kutsal yasayı ve Peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil tamamlamaya geldim denir.

Yani Hristiyanlara göre Yahudilerin kutsal kitapları değil ibadet, yaşam algıları ve ruhban sınıfı bozulmuştur.

Tarihçiler aynı durum için şunu söyler; İsa yeni bir din getirmedi. İsa yeni bir kitapta getirmedi. İncili okuduğunuz yada tarihsel sürece baktığınız zaman anlayacaksınız ki İsa bir Yahudi’dir. Ve sadece Yahudileri uyarıyordu. Gerçekten de İncil’e baktığımızda İsa peygamberin muhatap olduğu kesim sadece Yahudi halkı ve Yahudi din adamları olduğunu görürsünüz.

Bu nedenle Roma Devleti İsa ve arkadaşlarını pekte önemsememiş bunu sadece Yahudilerin kendi iç meselesi olarak görüp uzunca bir müddet karışmamıştır.

Hz. İsa Çarmıh
Hz. İsa Çarmıh

Halkta idam edildiği çarmıh üzerine Yahudilerin kralı yazmışlardır.

Peki nasıl oldu da Hristiyanlık bugün milyarlarca insana ulaşan bir din haline geldi.

Aslında işin püf noktası İsa peygamber hayatta iken ona düşman olan Pavlus ismindeki bir adam.

Pavlus’un iddiasına göre o Hristiyanları tutuklamak için Şam yolundayken bir görüntüyle karşılaşır. Gördüğü silüet İsa’nın kendisidir ve İsa ona ” neden bana zulüm ediyorsun ” der. Bu onun dönüş noktasıdır.




Pavlus İsa’nın havarilerine gider yaşadıklarını anlatır ve ekler; neden inancımızı sadece Yahudiler arasında yaymaya çalışıyoruz. Neden bütün insanlığı kurtarmayalım ki.

Öncelikle Avrupa’da ki, Anadolu’da ki bütün Yahudilere hem mektup yazar hem seyahat ederek öğretileri Avrupa’da yaymaya başlar. Ta ki idam edilene dek.

Ancak azda olsa Roma İmparatorluğu sınırlarında yayılan Hristiyanlık devlet tarafından yasaklanır. Hristiyanlar arenalarda öldürülür. Hatta vahşi hayvanlara yem edilirler.

Romanın bu kadar sert ve baskıcı bir tutum geliştirmesi bu dinin daha da yayılmasından başka bir şeye yaramamıştır aslında.

Yinede Hristiyanlığın Avrupa’nın ana karasında yayılması ancak 5. yüz yılda tamamlanmıştır.

Bu tarihe kadar Kıta’nın önemli bir bölümünde Paganlık yaygındı.

Şimdi gelelim kutsal kitaplara olan İncil’e.

İncil’in 4 çeşit olduğu düşünülür. Bunlarda Matta, Markos, Luka ve Yuhanna adında ki İncil’ler dir.

Aslında durum biraz daha farklı.

Kutsal Kitap İncil
Kutsal Kitap İncil

Çünkü saydıklarımız çoğu Hristiyanlara göre çeşitli İnciller değil  aksine İncilin bölümleridir. Hatta sadece 4 bölümden oluşmaz. 27 farklı bölüm vardır ve bu 4’ü sadece giriş kısmıdır.

27 Bölümün birleşmesine ise Yeni Ahit yani Yeni Antlaşma denir.

Müslümanlara göre bu durum İncilin değişmiş olduğunun ifadesidir.

Hristiyanlar ise değişmekten ziyade Tanrı tarafından isimlendirilen kişilerin oluşturduğu bozulmaz bir kitap olduğuna inanırlar.

Tarihçiler ise iki görüşü de red ederek İncilin eski Pagan, Budist ve Mitolojik inanış ve Öğretilerinin değerlenmesiyle oluştuğuna daha ısrarcılar.




İsa peygamber Hristiyanlığa göre Tanrı mıdır?

Teslis inancı yani diğer adıyla Kutsal Üçleme. Hani filmlerde duymuşsunuzdur Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına derler ya Evet işte o. Hristiyanlığın en temel noktalarından ve diğer insanlar için soru işareti olan konulardan biri.

Buradaki oğul sembolik bir terimdir ve İsa’dır.

Kutsal ruh ise güvercin ile sembolize edilir. Tanrının kendi varlığını insanda hissettirmesidir.

Hristiyanlığa göre insanın kendi içinde hissettiği iman gücü, inanç, duygular kutsal ruhun tezahürleridir. Hepsi birleşir bir tanrıyı oluşturur.

Bizim için önemli olan nokta İsa’nın Tanrı olarak kabul edilme noktası.

Özetleyecek olursak o ayrı bir Tanrı değil tek bir Tanrının insanlığa bürünmüş şeklidir derler.

Ancak üçleme inanışı bugün dahi Hristiyanlar arasında bir ayrıma neden olmaktadır. İsa peygamberin Tanrılık la hiç bir bağı olmadığını ve sadece insan olduğunu savunan mezhepler bulunmaktadır.

Bu durum bazı tarihçilere göre özellikle Yunan mitolojisinin etkisidir. Hatta dinler arasında en çok Yunan mitolojisinden etkilenen inancında Hristiyanlık olduğunu düşünürler.

Türkiye’de kesin olmamakla beraber 200 bin ile 500 bin arasında Hristiyan bulunmaktadır.

Nüfusa oranla orta doğu ülkeleri arasında en az Hristiyan ülkemizde yaşıyor.

Mısır %12
Suriye %10
Lübnan %40
Ürdün %7
Afrika %50
Amerika Kıtası’nın ise %80’i Hristiyandır.

Şimdi gelelim dini günlerine.




Bir çoğunuzun duymuş olduğu Şükran günü sadece Amerika’da ve Kanada’da hasata ve geçmiş yılın tüm nimetlerine şükretmek için kutlanan dini ve ulusal bir bayramdır.

Genellikle öğleden sonra ailecek yemeğe başlanılır. Saatler sürer. Hindi ve patates çeşitleri başlıca öğündür.

En çok kulağımıza gelen Hristiyan kutlaması ise Noel’dir.

İsa peygamberin doğum günü olduğuna inandıkları 25 Aralık’ta kutlanır. Bir kısım Hristiyanlar 6 Ocak’ta kutlar.

Noel’in Hristiyanlıktan önceki Pagan inançlarında olduğu da bilinmektedir.

Hz.İsa’nın doğumundan çok önce güneşe tapan put peresetler Aralık ayının sonlarında günlerin tekrar uzamasından dolayı kutlama yaparlardı.

İslam Dünya’sında ki bir yanılgı ise 25 Aralık’da ki Noel ile 1 Ocak yıl başının bir birine karıştırılmasıdır.

Aslında ikisi de bir birinden alakasız günler ve kavramlardır.

Paskalya bayramı da Hristiyanlığın en önemli ve eski kutlamalarından biridir.

İsa peygamberi çarmıha gerildikten sonra üçüncü günde dirilişi kutlanır. Doğu ve Batı kiliseleri arasında farklılıklar olmakla beraber Paskalya dönemi yaklaşık olarak Mart sonundan Nisan sonuna kadar olan dönemdir.

Yahudilerde ki benzer tarihler Fısıh, Hamursuz bayramı olarak bilinen günlerdir.

Hz. Isa'nin dogumu ve vaftiz edilisinin yil donumu, Fener Rum Patrikhanesi'nde duzenlenen ayin ve denizden hac cikarma toreniyle kutlandi..
Hz. Isa’nin dogumu ve vaftiz edilisinin yil donumu, Fener Rum Patrikhanesi’nde duzenlenen ayin ve denizden hac cikarma toreniyle kutlandi..

İstanbul’da her sene yapılan boğazdan haç çıkartma töreni vardır. Rum cemaatinin Ta Fota diye adlandırdıkları bayramlarıdır.

İsa’nın vaftizci Yahya tarafından Vaftizini anmak amacıyla boğazın soğuk sularından haç çıkarılarak yapılır.

Geçtiğimiz yıllarda komik bir protestoya da neden oldu.

Bir gurup Yeni Çeri ve Fatih Sultan Mehmet kıyafeti giyerek alanı basıp töreni engellemeye çalışmıştı. Ancak bilmiyorlardı ki Fatih Sultan Mehmet bu insanların dini törenlerine asla karışmamıştır.

Müslümanlar için Cuma günü neyse Hristiyanlar içinde Pazar aynı kutsaliyeti ifade etmektedir.

Özellikle Katolik kilisesi şöyle bir kanun duyurusu yaptı; Pazar günleri ve diğer zorunlu bayramlarda inançlılar kutsal ayine katılmakla yükümlüdürler.

Tanrıya tapınmayı Rabbin gününe yaraşır sevinci engelleyecek tüm iş ve ticaretten uzak durmalıdırlar.

İsa’nın çarmıha gerilişinden sonra ki Pazar gününde dirildiğine inanılır ve bunun gibi bir çok nedenden ötürü ibadet günü olarak Pazar seçilmiştir.



Günah çıkartmak yine Katolik Kilisesi uygulamalarından biridir.

Dikkat ettikleri noktalar ise şunlardır; Papaz günah çıkaran kişiyi görmemelidir. Bu nedenle bir perde arkasından ya da arada bir paravan olan odacıkta günahından pişman olan kişi duygularını ifade eder. Bunun sonucunda affedilmesi için papaz dua eder ve ona bir ceza verir.

Örneğin; Bir ay boyunca yemek dağıtmak ve bağışta bulunmak gibi.

Günah çıkartmakta ki temel unsur günahın yenilenmemesi gerektiğidir.

Bu uygulamaya gelen en sık eleştiri itiraf konusunun olumsuz ajanlık faaliyetlerine de yol açma mevzusudur.

İki din arasında ki önemli görüş farklılıklarından biri de İsa peygamberin nasıl öldüğüyle ilgilidir.

İslama göre o ölmemiş Allah tarafından yerine başka biri geçirilmiştir. Bu nedenle insanlığın sonra ki dönemlerinde tekrar geri gelecektir.

Hristiyanlığa göre İsa’nın Adem oğlundan beri süre gelen günahların bedeli olarak kendini feda edip çarmıhta acılar içinde ölmüş ancak Mesih olarak tekrar geri gelecektir.

İki inançta da geri geleceği ortakdır. Sadece ölümü konusunda ayrışma vardır.

İsa peygamberin gösterdiği mucizeler konusunda da hemfikirlik söz konusudur.

İki dinde de İsa peygamber ölüleri dirilttiği, hastaları iyi ettiği, körlerin görmesine, engellilerin yürümesine vesile olup şifa dağıttığı kabul edilir.

Papa Katolik Kilisesinin tepesinde ki isim. Yanılmazlığı ve Tanrısal bir kurum olduğu ifade edilir.

Hüküm verme niteliği taşır. Roma İmparatorluğunda Hristiyanlığı yayarken Havarilerden biri olan Petrosun halefi olduğu düşünülen papalar seçildikten sonra ölene kadar görevlerini sürdürürler.

Ölümleri ve yeni seçilen Papaların duyurusu Vatikan’da ki bacalardan salınan dumanla halka bildirilir.

Özellikle ortaçağ döneminde en büyük etkiye sahiptirler ki tek sözleriyle ülke krallarını tahtlarından etmekte sorun yaşamıyorlardı.

Yine ortaçağ da var olan insanlığın en büyük sistemli işkence kurumuna dönüşen Engizisyon mahkemeleri de o dönem Papaların kontrolündeydi.

Yakın zamana kadar bir çok entrika söylemlerine de konu olmuştur.

Papa Protestan ve Ortodoks mezheplerinde kabul edilmiyor.

Bazı mezheplerin ortaya çıkışında temel nedenlerden biride Papalık fonksiyonudur.

Hristiyanlık içinde yüzlerce alt mezhep, cemaat ve gurup var.

Mormonlar, Amerika’da ki Evanjelistler, bunlardan sadece birkaçı.



Bazı Hristiyan guruplarda Misyon adı verilen faaliyet vardır.

18-20 yaş arasında ki gençler Asya ve Afrika arasında dolaşarak bir kaç yıl süren Hristiyanlaştırma çalışmaları yaptıkları bilinir.

En büyük etkinlik alanları ise Uzak doğu ve Afrika. Özellikle Çin’de Pazar ayinlerine katılanların sayısının tüm Avrupa’da kinden fazla olduğu tahmin ediliyor.

20. yüz yılda Çin’de Hristiyanlık batı Emperyalizmiyle özdeşleştiriliyordu. Komünist Çin rejimi 1928’de Misyonerleri sınır dışı etmiş ve Kiliselerin çoğunluğunu kapatmıştı.

Ancak 1980’ler de bu yasakların kalkmasıyla da tekrar yayılmaya başladı.

1948’de 4 milyon olan Çin’de ki Hristiyan sayısı şuanda 75 milyona ulaşmış durumda.

Ancak çoğu uzman şunu da ekliyor; Hristiyanlık geri kalmış ülkelerde hızla yayılırken daha gelişmiş ve bilgiye ulaşmakta sınırı olmayan ülkelerde aynı hızda azalıyor.

Örneğin; Avrupa’da ki bazı kuzey toplumlarında nüfusun %70’e yakın tarafı Deizme yani dinlere bağlı Tanrı olmayan Tek tanrı anlayışına ya da Ateizme daha çok yöneliş gösteriyor.

Önümüzde ki 50 yıl içinde Dünya’da ki tüm dinlerin nüfusunda büyük düşüş yaşanacağı ve inanç algısının da günümüzden çok farklı olacağı düşünülüyor. Bakalım ne olacak bekleyelim ve görelim.

Yinede güzel bir Dünya için Dinsel ayrışma değil insani yakınlaşmanın daha önemli olduğunu da unutmamak gerek.